E-ISSN: 2687-5101
Sketch: Journal of City and Regional Planning - S:JCRP: 2 (2)
Volume: 2  Issue: 2 - 2020
1.Cover

Pages I - III

2.Contents

Page IV

3.An Evaluation on the Development of Smart Cities and Urban Planning Relationship
Dilan Gökalp, Pervin SENOL
doi: 10.5505/sjcrp.2021.43531  Pages 1 - 20
Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin (BİT) gelişimi ile gündelik hayatın her aşamasında akıllı teknolojilerin kullanımı yaygınlaşmış, kentsel hizmet sunumları akıllı teknolojiler ile güncellenmeye başlanmış ve akıllı kent uygulamaları yaygınlık kazanmıştır. Büyük Veri (Big Data), Nesnelerin İnterneti (IoT) gibi teknolojik ilerlemeler, kentsel yapıların yeniden şekillendirilmesinde önemli rol oynamaya başlamıştır. Bu çalışmada; gelişen akıllı teknolojilerin, kentler üzerinde ve planlama sürecinde yeni bir dönemi başlatmakta olduğu kabul edilerek, akıllı kent uygulamalarının boyutu, niteliği ve planlama ile olan ilişkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında; akıllı kent uygulama örnekleri, yoğunlaştıkları kentler ile teknolojik ve hizmet alanları, dünya ülkelerinde yaygınlık düzeyi, akıllı kent uygulamalarının kentsel strateji ve politikalar ile ilişkisi ele alınmaktadır.

Dünya örnekleri üzerinden akıllı kent uygulamalarının incelenmesinde üç temel çerçeve ele alınmıştır: Akıllı kent uygulama bileşenleri (insan, çevre, ekonomi, yaşam, yönetişim, hareketlilik); kullanılan teknoloji desteği (BİT ve IoT); akıllı kent ilkeleri (sürdürülebilirlik, enerji verimliliği, veri gizliliği ve güvenlik, kurumlar arası işbirliği). Akıllı kent uygulamalarında dünyada ön sıralarda yer alan Barselona, Amsterdam, Masdar kentleri ve ön sıralarda yer almamakla birlikte Türkiye'de İstanbul kenti üzerinden akıllı kent politika ve stratejilerinin kapsamı ve kent planlama ile olan ilişkisi değerlendirilmektedir. Araştırma sonucunda; akıllı kent uygulamalarının kentsel ve ekolojik sorunların çözümüne parçacı yaklaştığı, kent planlama sürecine entegre olmadıkları, öncelikli stratejiler ve politikalarının, uygulama ölçeklerinin ve kullanılan teknoloji düzeylerinin farklılaştığı, kentsel planlama uygulamalarında standart bir çerçevenin olmadığı bulgularına ulaşılmıştır.
The development of Information and Communication Technologies (ICT) has brought forward the use of smart technologies at every stage of daily life, as well as the updating of urban service provision with smart technologies, and the spread of smart city applications. Technological advances such as Big Data and Internet of Things (IoT) have begun to play an important role in reshaping urban structures. In this study; it is aimed to examine the size, quality and relationship of smart city applications with urban planning, considering that developing smart technologies are starting a new era on cities and in the urban planning process. Scope of this work; smart city examples of the world, the cities where they are concentrated, their technological and service areas, the level of prevalence in world countries, the relationship of smart city applications with urban strategies and policies are discussed.

Three basic frameworks are discussed in the examination of smart city applications through world examples: Smart city components (human, environment, economy, life, governance, mobility); technology support used (ICT and IoT); smart city principles (sustainability, energy efficiency, data privacy and security, inter-agency cooperation). The scope of smart city policies and strategies and their relationship with urban planning are evaluated through the example of three cities (Barcelona, Amsterdam, Masdar) which are considered to be the world’s important smart cities, and as a Turkey’s smart city example Istanbul, although it is not a leading city. As a result of the research; it has been found that smart city applications approach the solution of urban and ecological problems partially, are not integrated into the urban planning process, priority strategies and policies, application scales and technology levels used differ, and there is no standard framework in urban planning applications.

4.Spatial Topology of Walking through 'Appropriation': Sub-regions of Walking in the Case of Van
Yasemin İlkay
doi: 10.5505/sjcrp.2021.43153  Pages 21 - 39
Kentin bedenimize de zihnimize de biz farkında olmadan sürekli dokunduğu en gündelik deneyim yürümektir. ‘Yürüme edimi’ müşterek mekânı sahiplenme ve işaretleme pratiklerimizden de en temel olanıdır. Bu çalışma, yürüyen bireyin müşterek mekânı, durma-hareket etme ikilemi içinde nasıl anlamlandırdığına ve kendilediğine odaklanarak, Van’da gözlenen farklı yürüme bölgelerini ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Araştırma sorusu, Lynch’in metodolojik kent imgesi kavramlarının Seamon’un kuramsal yere bağlanma çerçevesiyle sentezlenmesi yoluyla, Van örneğinde 2016-1018 yıllarında yapılan ön gözlemlere ek olarak Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mimarlık ve planlama öğrencileriyle 2016-2020 yılları arasında yapılan ders içi çalışmalar, 2020 yılı bahar döneminde Kent, İnsan ve Çevre dersi bünyesinde yapılan derin görüşmeler ve toplanan zihinsel haritalar aracılığıyla yanıtlanacaktır. Yürüme bağlamında ayrışan kentsel alt bölgeleri fark etmek, politika ve tasarım süreçlerine girdi oluşturacak, daha nitelikli ve ait hissedilen yaya bölgeleri oluşturmanın kapısını aralayacaktır.
Walking is an urban experience through which the urban space penetrates both our body and mind although we usually do not sense. Moreover, it is the most basic activity of marking and possessing urban common spaces. This study concentrates on how a walking body perceives, and possesses pattern of urban common spaces via his/her movements and pauses in Van case and aims to reveal differentiated walking districts. The research question will be answered via a synthesis of Kevin Lynch’s City Image perspective and six processes of place attachment and appropriation presented by David Seamon, analysing the small cases and student studies from 2016 to 2020, especially the mental maps and narratives collected from second grade city planning students in Van Yüzüncü Yıl University in addition to the pre-observations conducted during 2016-2018. Recognizing the differentiated urban regions via the activity of walking would create a path to take an input for policy and design processes to produce more qualitative and possessed pedestrian zones in the city.

5.The Tension Between Mega Projects and Spatial Planning in Turkey
Elif Kızılay, Fikret Zorlu
doi: 10.5505/sjcrp.2021.92486  Pages 40 - 58
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde son 20 yılda “Mega Proje” adı altında büyük ölçekli kentsel yatırımlar yaygınlaşmaktadır. Az gelişmiş ülkelerdeki kentlerde ekonomik, teknik ve sosyal altyapıların eksik olması nedeniyle kamu kaynaklarının büyük bölümü bu kapsamdaki yatırımlara ayrılmaktadır. Bu da diğer kentsel hizmetlerin yeterince sunulamaması ve kentsel yaşam kalitesi ve niteliğin düşük kalması sorunu veya yerel yönetimlerin mali yetersizliğiyle ile sonuçlanmaktadır. Bu çalışmada Türkiye’deki büyük kentlerde planlanan, uygulamaya geçen ve uygulanamayan toplam 11 mega proje incelenmiştir. Projelerin kentlerdeki konumu, ölçeği, niteliği, kente etkisi ve fiziksel planlamada yarattığı sorunlar incelenmiştir.
Mega projeler, Türkiye planlama pratiğinde ve teorik çalışmalarda eleştiri almalarına ve fiziksel planların bütünlüğüne uymamalarına rağmen planlara sonradan eklenmektedir. Bu çalışma kapsamında planlamanın mega projelere karşı nasıl bir yaklaşım ve stratejiler seti geliştirilebileceği tartışılmıştır.
Major urban investments so called “Mega Project” have become extensively introduced to cities of developed and developing countries in the last 20 years. Due to the defiency of economic, technical and social infrastructures in cities of underdeveloped countries, most of the public resources are devoted to major urban projects. This results in a lack of adequate provision of necessary urban services and the problem of low quality of urban life. In addition local governments face financial deficiencies. This study investigates processes of 11 mega projects; some are planned but not implemented, some are implemented and while some of them are canceled.
Mega projects are subsequently articulated to the plans, although they receive criticism in Turkish planning practice and theoretical studies and do not conform to the integrity of the physical plans. Within the scope of this study, how planning approaches and strategies can be developed and discussed against mega projects.

6.Understanding urban transformation through the case of Mamak-A new perspective to Urban Transformation
Fatma Süphan Somalı
doi: 10.5505/sjcrp.2021.83803  Pages 59 - 76
Bu çalışma Ankara’nın Mamak ilçesinde benzer konumlara ve/veya müdahale geçmişine sahip alanlardaki farklı dönüşüm hız ve dokularını anlamayı ve açıklamayı amaçlamaktadır. Gecekondu dönüşümünün görece yavaş gerçekleştiği Mamak’ta, dinamik dönüşüm süreçleri üzerinden geliştirilen mevcut kuramsal araçlar farklılıkları açıklamada yetersiz kalmaktadır. Ardıl devlet müdahalelerinin birikimli etkisi, metropolitan ölçekteki eşitsiz gelişmeden farklı bir mekânsal farklılaşma mantığı ortaya koymaktadır.

Bu alternatif yaklaşımın odağında, devletin mekânsal müdahalelerinin birikimli etkisinin görece yavaş dönüşen bir bölgede gözlemlenerek kentsel dönüşüm anlatımına dahil edilmesi çabası yer almaktadır. Bu amaçla iki temel kavram geliştirilmiştir. Birincisi potansiyel mekan olarak adlandırılan, dönüşüm öncesi süreçleri teorik olarak görünür kılmayı amaçlayan bir mekan kategorisidir. İkincisi; bir alandaki coğrafi ve demografik faktörlerin yanı sıra devlet müdahalelerinin birikimli etkisine işaret eden sosyo-mekânsal sabit kavramıdır. Potansiyel mekanın, devlet müdahaleleri ve o mekandaki sosyo-mekânsal sabit arasındaki diyalektik ilişkinin bir ürünü olarak varolduğu ve öngörülen veya öngörülmeyen farklı dönüşüm potansiyellikleri taşıdığı varsayılmaktadır
Böyle bir bakış açısı ile öncelikle Ankara, Mamak ilçesinin dönüşüm süreci dört devlet müdahalesi kategorisine göre ortaya konulmuştur. Vaka çalışması olarak, benzer müdahale geçmişlerine sahip benzer konumlarda bulunan altı alt-bölge seçilmiştir. Bu alt bölgeler her ne kadar bu makale kapsamında detaylandırılmasa da, seçim yöntemleri açısından dikkate değerdir. Alt bölgeler kavramsal çerçevenin test edileceği, idari sınırlara göre belirlenmiş alanlardan ziyade, sınırları kuramsal çerçeveye göre belirlenen, sadece bu çerçeve için anlamlı olan, kurama dayalı alanlardır.
Son olarak Mamak’ın dönüşüm özellikleri, sosyo-mekânsal sabitlerine referansla, yavaş dönüşen alanlarda ortaya çıkan oluşumlarla birlikte anlatılmaktadır. Bunlar Mamak’ta daha iyi bir kentsel çevre oluşturmaya yönelik politika girdileri olarak değerlendirilmektedir.
The study aims to understand and explain the different paces and patterns of spatial transformation taking place in the sub-areas of Mamak district of Ankara, with similar locations and/or intervention backgrounds. It is suggested herein that the available theoretical tools, which are built upon dynamic transformation processes fall short of understanding the characteristics of Mamak’s gecekondu transformation that is rather slow. The cumulative effect of successive state interventions has formed a particular logic of spatial differentiation in Mamak, one that is distinct from the unevenness at the metropolitan scale.

The conceptual framework developed in this study aims to incorporate the cumulative effects of spatial interventions of State into the urban transformation accounts, by observing a relatively slow transforming region. Two core concepts are introduced for this purpose. The first is a new space category called potential space which aims to make pre-transformation processes theoretically visible. The second is the socio-spatial fixity (SSF) concept which draws attention to the cumulative effects of state interventions along with geographical and demographic factors. Potential space is assumed to be formed and reformed through the dialectical relationship between state interventions and the SSF of an area; carrying foreseen or unforeseen various transformation potentialities.

Within such a perspective the transformation path of Ankara Mamak District is explained with reference to four state intervention categories. Six sub-areas with either similar intervention backgrounds or similar locations were selected as part of case study. Although they are not presented within the scope of this paper, case selection method is noteworthy in the sense that they are not pre-given areas but theory-driven ones. Finally the transformation characteristics of Mamak were presented with reference to its socio-spatial fixity, along with formations that have emerged in slow transforming areas. These are evaluated as policy inputs for an ameliorated environment for Mamak.

7.A Spatial Analysis to Examine the Social Impacts of the Digital Divide Coming with Smart Urbanization in Cities in Turkey
Eser Çapık, Murat Ali Dulupçu
doi: 10.5505/sjcrp.2021.58066  Pages 77 - 94
Amaç: Yapılan araştırmada Bilgi İletişim Teknolojileri (BİT)’in geleneksel altyapılarla birleştirildiği ve yeni dijital teknolojiler kullanılarak entegre edildiği bir şehir olarak tanımlanan akıllı kent imajı ile Türkiye’deki 81ilin BİT’ in nimetlerinden eşit olarak yararlanmaması sonucu meydana gelen dijital bölünmenin beraberinde getirdiği faktörlerin incelenmesi amaçlanmaktadır.
Metodoloji, yöntem ve değişkenler: Araştırmada 81 ilden oluşan gözlem ile akıllı kentleşme ve dijital bölünmenin alt yapısını oluşturan unsurlardan yola çıkılarak mekânsal bir model kurulacaktır. Analizde akıllı kent modeli için bağımlı değişken olarak akıllı kent göstergelerinden akıllı mobiliteyi temsilen illere göre mobil genişbant ile internete erişim sağlayan hanelerin oranı bağımsız değişken olarak illerde kişi başına düşen GSYİH, illerin toplam nüfusu ve toplam üniversite öğrenci sayısı kullanılırken ikinci model olan dijital bölünme için bağımlı değişken olarak illere göre genişbant ile internete erişim sağlayan hanelerin oranı bağımsız değişken olarak ise illerde kişi başına düşen GSYİH, nüfus yoğunluğu ve bin kişi başına düşen üniversite öğrenci sayısı kullanılmıştır.
Araştırmanın etkileri: Çalışmada kullanılan değişkenlerden yola çıkılarak, gelir, eğitim düzeyi, nüfus değişkenlerinin akıllı kentleşme üzerinde pozitif etkisi olduğu, gelir artışının dijital bölünmeyi azalttığı, nüfus yoğunluğunun ve eğitim düzeyindeki farklılaşmanın dijital bölünmeyi arttırdığı sonucu elde edilmiştir.
Özgün değer: Daha önceki çalışmalarda ele alınan konuya yönelik herhangi bir çalışma incelenmemiş dolayısıyla yapılan bu çalışmanın yapılacak çalışmalarda yol gösterici ve ufuk açıcı olacağı düşünülmektedir.
Purpose: In the research, the smart city image is defined as a city where Information Communication Technologies (ICT) is combined with traditional infrastructures and integrated using new digital technologies, and the social factors brought about by the digital divide that occurred as a result of the 81 provinces in Turkey not benefiting equally from the blessings of ICT is intended to be examined.
Methodology, method, and variables: In the research, a spatial model will be established based on the observations consisting of 81 provinces and the elements that constitute the infrastructure of smart urbanization and digital division. In the analysis, per capita GDP, the total population of provinces, and the total number of university students were used as independent variables, while the ratio of households accessing the internet via mobile broadband, representing smart mobility, one of the smart city indicators, was used as the dependent variable for the smart city model. As an independent variable, GDP per capita, population density, and the number of university students per thousand people were used as independent variables.
Effects of the research: Based on the variables used in the study, it was concluded that income, education level, population variables have a positive effect on smart urbanization, income increase reduces the digital divide, and the differentiation in population density and education level increases the digital divide.
Original value: No studies on the subject discussed in previous studies have been examined, so it is thought that this study will be guiding and stimulating in future studies.

LookUs & Online Makale